Çoğu pazarda bir tedarik görüşmesi ürün ve fiyatla açılır, belgelendirmeye bir yerlerde ortada gelinir. Rusya'da bunun tam tersi işler. Deneyimli bir Rus alıcı önce sertifikasyonu sorar, çünkü kendi ithalatı bu olmadan ilerleyemez; bu soruya net yanıt veremeyen bir tedarikçi ise numuneler daha varmadan görüşmeyi fiilen bitirmiştir.
Çerçeve ve onu kimin taşıdığı
Rusya, Avrasya Ekonomik Birliği üyesidir; dolayısıyla ithal gıda AEB'nin teknik yönetmeliklerine — başlıca gıda güvenliğine ilişkin TR CU 021/2011'e — tabidir. Ürünlerin çoğu bir uygunluk beyanı altında hareket eder; belirli özel kategoriler ise bunun yerine devlet kaydı gerektirir ve hangi yolun geçerli olduğunu tercih değil ürünün sınıflandırması belirler.
Sorumluluğun paylaşımı, tedarikçilerin en sık yanlış anladığı kısımdır. Uygunluk beyanı, AEB içinde yerleşik bir tüzel kişi adına düzenlenir. Türk tedarikçi bunu elinde tutamaz ve "EAC sertifikalı" olduğunu duyuran bir tedarikçi ya çerçeveyi yanlış anlıyordur ya da alıcının yanlış anlamasını umuyordur. Tedarikçinin gerçekte sağladığı şey kanıt tabanıdır: ithalatçının beyanının dayandığı spesifikasyonlar, laboratuvar raporları ve parti belgeleri. Bu şekilde ifade edildiğinde yanıt hem doğru hem güven vericidir — alıcıya bu işi daha önce yaptığınızı anlatır.
EAC işareti neyi ifade eder, neyi etmez
Ambalajdaki EAC işareti, o ürün için geçerli uygunluk çalışmasının tamamlandığını gösterir. Bir uygunluk işaretidir; yabancı bir tedarikçinin edinip yanında taşıdığı bir sertifika değildir. Çerçevenin pratikteki avantajı bölgeseldir: AEB teknik yönetmelikleri kapsamında tesis edilen uygunluk, her ülke için ayrı bir süreç gerektirmek yerine üye devletlerin tamamında geçerlidir; Rusya'nın ötesine dağıtım planlayan alıcıların tedariklerini sıklıkla en baştan buna göre kurgulamasının nedeni de budur.