Alman market perakendesi için bir çay serisi kuran bir marka sahibi, çoğu Avrupa özel marka projesinde gelen soruyu sordu: ürün organik olabilir mi? Dürüst yanıt şu: çay kutusundaki "organik" bir hammadde kararı değildir. Sertifikalı bir zincirdir ve zincirdeki her halkanın — paketleyici dâhil — bunu karşılaması gerekir. Bu yazı AB kurallarının ne istediğini ortaya koyuyor; böylece marka sahibi iddiayı olgulara dayanarak planlayabilir.
Sertifikalı hammadde değil, sertifikalı zincir
(AB) 2018/848 sayılı Tüzük Birlik'te organik üretimi ve etiketlemeyi düzenler. Tedarik zincirindeki herkes için temel gereklilik kontrol sistemine dâhil olmaktır: organik ürünleri üreten, hazırlayan, paketleyen, depolayan, ithal eden veya pazarlayan işletmecilerin tanınmış bir kontrol kuruluşu tarafından sertifikalandırılması ve denetimlerine tabi olması gerekir.
Paketli bir çay için sonuç doğrudandır. Kontrol sisteminde olmayan bir işletmecinin harmanlayıp paketlediği organik sertifikalı papatya organik olarak satılamaz. Hammaddenin üzerindeki sertifika, sertifikasız bir paketleyiciden geçmez. Çoğu yeni markanın geç — genellikle tasarım aşamasında — keşfettiği kural budur ve önceden bilmekte fayda var.
Kutuda ne görünmeli
AB organik logosunun bulunduğu yerde iki bilginin aynı görüş alanında yer alması gerekir.
Birincisi, ürünü en son işleyen işletmeciden sorumlu kontrol kuruluşunun kod numarası. İkincisi, tarımsal hammaddelerin nerede yetiştirildiğine dair beyan: "AB Tarımı", "AB Dışı Tarım" veya "AB/AB Dışı Tarım"; hammaddenin tamamı tek ülkeden geliyorsa ülke adı yazma seçeneğiyle. Belirli bir eşiğin altındaki küçük bileşenler bu hesabın dışında tutulabilir, ancak logo kullanıldığında beyanın kendisi isteğe bağlı değildir.
Birlik içinde üretilen ön ambalajlı organik gıdada logo zorunludur. İthal üründe isteğe bağlıdır; ama kullanılırsa aynı eşlik eden bilgiler geçerlidir. AB için perakende kutusu planlayan bir marka, üç unsurun da — logo, kod numarası, menşe beyanı — ilk baskıda doğru olmasını planlamalıdır.