Norveç, Avrupa'yı tek bir prosedür sanan ihracatçıların en sık yanlış ele aldığı pazardır. Bir AB üyesi değildir, tarım AEA anlaşmasının dışında kalır ve gıda güvenliği kuralları pratikte AB'ninkilerle uyumlu olsa da — ki bu teklif teknik standartları rahatlatıcı ölçüde tanıdık kılar — gümrük ve kayıt rotası gerçekten ayrıdır. Bir Norveç sevkiyatını yalnızca adresi farklı bir AB sevkiyatı gibi ele almak, birkaç hafta kaybetmenin en yaygın yoludur.
Kayıt Rotası
Norveç'e yapılan ticari gıda ithalatları, Norveç Gıda Güvenliği Otoritesi Mattilsynet'e bildirilir ve orada kaydedilir. Prosedürün ağırlık merkezi budur ve Norveçli ithalatçının kendi yükümlülükleri de burada durur. Tedarikçi açısından pratik sonuç, belge paketinin bir AB dosyalamasına değil bir Norveç dosyalamasına hizmet etmesi gerektiğidir — çoğu durumda aynı temel kanıt, farklı bir varış noktası. Güvenlik standartlarının kendisi AB ile uyumlu olduğu için, halihazırda Avrupa belgelendirme disiplinine göre çalışan bir tedarikçi sıfırdan başlamaz; yalnızca yön değiştirir.
Gümrük Vergisinin Olduğu ve Olmadığı Yerler
Norveç'in ithalat koruması net bir mantık izler: ülkenin kendi ürettiği şeylerde yüksek, üretmediklerinde düşük veya yoktur. Et, süt ürünleri ve tahıl güçlü biçimde korunur. Norveç'in hiçbirini yetiştirmediği kuru meyve, kuruyemiş, çay ve baharat düşük veya sıfır vergiyle karşılaşır; bir Türk tedarikçi için gerçekçi ithalat listesine bu kategorilerin hâkim olmasının nedeni tam olarak budur. Şekerleme gibi işlenmiş gıdalar orta düzeyde vergi taşıyabilir, dolayısıyla oran kategoriden çıkarsanmak yerine ürün ürün kontrol edilmelidir. Türkiye halihazırda Norveç'e zeytin, zeytinyağı, kuru meyve, bakliyat ve baharat tedarik etmektedir; yani bu teorik değil, işleyen bir ticaret rotasıdır.